Kısırlık Türleri Nelerdir? Bir Hikaye Üzerinden
Hayat bazen sana beklemediğin şekilde, hiç hesapta olmayan anlar sunuyor. Ben de Kayseri’de, 25 yaşımda, hayatımın belki de en zor, ama bir o kadar da anlamlı dönemini yaşıyorum. Bazen öyle anlar oluyor ki, aklında bir sürü soru beliriyor: “Kısırlık türleri nelerdir?” diye soruyor, ardından derin bir nefes alıp içindeki karmaşayı izliyorsun. Ama en zor an, bu soruyu gerçekten kendi hayatında hissetmeye başladığında geliyor.
Bir sabah, her zamanki gibi kahvemi içip, günüme başlamak için hazırlık yaparken, birden bana açıklanması çok zor bir gerçeklik çarptı. O gün, sonunda kendimi yalnızca ‘kısırlık’ kelimesiyle değil, bununla beraber ona bağlı tüm duygusal yüklerle yüzleşirken buldum.
Bir Sabahın Aniden Değişen Gerçekliği
İlk başlarda, her şey her zamanki gibiydi. Genç yaşta olmanın verdiği hevesle, bir çocuk sahibi olma hayalini sürekli kuruyordum. Kayseri’de, sabahları mahallemizin sokaklarında koşarak işe gitmek, hafta sonu bir parka gitmek, orada çocukların nasıl koştuğunu izlemek… Bunlar bana hep bir gün gerçekleşecek olan hayalim gibi geliyordu. Ama her şey bir anda değişti.
Birkaç hafta önce, rutin bir kontrolden sonra doktordan duyduğum cümleler hep kafamda yankılandı: “Kısırlık türleri nelerdir? Birçok nedeni olabilir. Kadın ya da erkek kaynaklı olabilir, hormon bozuklukları, tüplerle ilgili sorunlar, erkekte sperm problemi ya da… tüm bunlar bir arada olabilir.” İşte o an, dünyam başıma yıkılmıştı. İçimde bir boşluk, bir kayıp vardı. “Benimle ilgili değil” diyordum, ama her geçen gün hissettiğim belirsizlikle, gerçeklikle yüzleşmek zorlaştı.
Kısırlıkla Tanışmak
O günden sonra, her adımda bir şeyler değişti. Kendimi, her fırsatta bu durumu düşünürken buluyordum. İlk başta, tıbbi kısırlıkla ilgili yapılan açıklamalar bana çok uzak geliyordu. Kadınsal kısırlık, erkeksel kısırlık, ikincil kısırlık ve primer kısırlık… Bu terimler kafamda dönüp duruyordu. Bir de tedaviye yönelik yola çıkmak vardı tabii. Birçok çözüm öneriliyordu ama hiçbir şey kesin değildi.
Kadınsal kısırlıkla ilgili, tüplerin tıkalı olmasının bile ne kadar yıkıcı bir şey olduğunu düşündüm. Hani bir noktada, kendi bedeninin seni kandırması, seni en başta bir umutla hayal kırıklığına uğratması ne kadar zor bir şey! Çocuk sahibi olma arzusunun, tıbbi olarak engellenmesi… Bu kadar kolay olmasa da, bazen her şey sana çok karışık ve çok belirsiz görünür.
Erkek kısırlığını düşündüm. Kendim ve eşim arasında geçen bu diyalogları hatırlıyorum:
“Bu sadece bir süreç, bir test. Olmazsa, birlikte aşarız, değil mi?”
Ama o kadar kolay değildi. O an, kısırlıkla ilgili hissettiğim o zorlu duyguyu, eşimle paylaşırken de ne kadar güçsüz hissettiğimi fark ettim.
İkincil Kısırlık ve Hayal Kırıklığı
Bir de “ikincil kısırlık” vardı. Bir çocuğum var, ama ikinciyi bir türlü yapamıyorduk. O kadar zorlu bir süreçti ki, “Bu kadar da kolay olmamalıydı” diye düşündüm. Bir gün, kendimi yalnızca kısırlıkla değil, bir de her şeyin gerisinde hissettim.
Bazen kendimi suçlu hissediyorum. “Belki yanlış bir şeyler yapıyordum, belki biraz daha çaba gösterseydim, belki biraz daha sabırlı olsaydım,” diye düşünerek günler geçiyor. Ama sonra bir an, “Hayır, her şeyin bir yolu var, her şeyin bir çözümü olabilir,” dedim kendi kendime.
Umut ve Kabul
Zamanla, kısırlığın bir hastalık olmadığını, sadece bedensel bir durum olduğunu kabul etmeye başladım. Kısırlık türleri nelerdir sorusunu sormak, aslında sadece bedensel bir farkındalık değil, duygusal bir farkındalıktı da. Bugün, belki de her şeyin bir anlamı olduğunu, belki de doğru zamanı beklemenin gerektiğini öğreniyorum.
Bir akşam, eşimle yürüyüşe çıktık. O kadar uzun zaman sonra, bir süreliğine düşünmekten vazgeçtim. Eşim elimi tutarken, “Hadi gel, belki her şeyin bir sırası vardır,” dedi. O an, gerçekten hayal kırıklığım biraz da olsa hafifledi. Birlikte her zorluğu aşabileceğimizi düşündüm. Kısırlık sadece bir hastalık değil, bir süreçti ve belki de bu sürecin içinde birbirimizi daha da fazla keşfedecektik.
Sonuç: Birlikte Yola Çıkmak
Bugün, her şeyin sonunda bir umut olduğunu kabul ediyorum. Kısırlık türleri nelerdir diye sormak, belki de bu yolculukta yaşadığımız sıkıntıların başlangıcıydı. Ama öğrendim ki, bu yolda yalnız değilim. Eşimle birlikte, bu süreci aşabileceğimize inanıyorum. Ne zaman zorlanırsak, el birliğiyle yeniden ayağa kalkacağız.
Biliyorum ki, bu yolculukta yalnız değilim. Herkesin hikayesi farklı olsa da, bir gün o çocuklar bizi bekliyor olacak. Hangi tür kısırlık olursa olsun, bu sürecin sonunda her şeyin düzeleceğine dair umudumu kaybetmiyorum.