Evde Mama Yokken Kediye Ne Verilir?
Hayat bazen beklenmedik anlarda beklenmedik şeyler yaşatıyor. O sabah, Kayseri’de güneş yavaşça dağların ardında yükselirken, evdeki her şey sakin görünüyordu. Ama bir şey eksikti: Kedininkisi, sabah mamasını almayı bekleyen gözleri. Üzerinden biraz zaman geçmişti ama işte o an, kedimin gözlerine baktığımda, küçük bir iç sıkıntısı hissettim. Evet, evde mama yoktu.
Kedimin Sabırlı Bekleyişi
Kedim Sarman, yaşadığı her günü bir seremoni gibi kutlardı. Ne zaman mutfaktan geçsem, patilerini pencereye dayayıp beklerdi; sanki sabahları onu özel bir ödül bekliyormuş gibi… O gün de aynı şekilde sabah güneşiyle uyanmış ve kuytularda biraz kestirerek günü karşılamıştı. Ama bir şey vardı, o sabah onun bıyıkları hep üst üste durmuştu, gözleri biraz fazla belirginleşmişti. Belli ki, sabah yemeği gelmediği için biraz gergindi.
Evdeki mama kutusunu açmayı bekledim, ama ne yazık ki… İçeriğinde hiç mama yoktu. O an kafamda beliren birkaç saniyelik boşluk, her şeyin sanki ters gitmeye başladığını düşündürttü. Mama yoktu ve kedim aç kalmamalıydı.
Evde Mama Yokken Kediye Ne Verilir?
Evde o an, ona verilecek bir şey yoktu. Evet, belki bir ödül maması almak için her zaman çıkabilirim, ama o an için ne yapabilirim? O bir insan değildi, o bir kediydi. Onu mutlu edebilmek, evde sadece o an var olan şeylerle mümkün olmalıydı. Ama ya evdeki her şey bitmişse? Hızlıca mutfaktan ne bulabileceğimi düşündüm. Şu an ne olabilir ki?
Birkaç dakika düşündüm, sonra aklıma geldi: Haşlanmış tavuk. Hemen mutfağa yöneldim. Birkaç tavuk parçası ve biraz da su… Çok büyük bir şey değildi, ama onu beklerken o an içimde bir rahatlama hissettim. Tavuk haşlarken, kedim mutfakta sabırla yerinde oturuyor, bana bakıyordu. Gözlerinde biraz bekleyiş vardı, ama hâlâ bir güven vardı. Bir sabah onu yine mutlu edebilirim diye düşündüm.
Tavuk ve Bir Umut
Tavuk haşlandı, suyunu süzdüm ve biraz soğuması için kenara koydum. Kedim Sarman, gözlerini tavuktan ayıramıyordu. Ne kadar aç olduğunun farkına varmak bile zor. Bu anı izlerken, gözlerimde bir nostalji vardı. Hatırladım, annem her zaman bana şöyle derdi: “Hayat, bazen hiçbir şeyin olmadığını düşündüğün anlarda, sana en çok ihtiyacın olan şeyi verir.” O an, tam da o söz geldi aklıma. Birbirimize güvenmek, en basit anlarda bile küçük mucizeler yaratmak…
Tavuk soğuduktan sonra, ona doğru verdim. İlk lokmayı yavaşça aldı, gözleri daha da parladı. Hızlıca yemeye başladı. Hem aç olduğu için, hem de her lokma onun için bir ödüle dönüşüyordu. O an, kedime bir şeyler vermenin huzuru, üzerimden kalktı. Her şeyi daha da güzelleştiren, o karşılıklı güvenin getirdiği şeydi.
O Anın Değeri
Kedime yemek veriyor olmanın bana hatırlattığı şey, hayatta küçük şeylerin büyük anlamlar taşıdığıydı. Birçok kişi evcil hayvanlarını mutlu etmek için büyük paralar harcıyor, onlara her şeyin en iyisini almak istiyor. Ama bazen, en basit şeyler de onları mutlu edebilir. Tavukla veya başka bir şeyle, bir kedinin gözündeki o parıltı, hiçbir para ile ölçülemez. O sabah evde mama yoktu ama bir umutla, ne kadar azla mutlu edilebileceğini tekrar gördüm.
Sonuç: Evde Mama Yokken Kediye Ne Verilir?
Bazen, sahip olduğumuz şeylerle idare etmek zorunda kalırız. Evde mama olmadığında, her şeyin bittiğini düşünmek kolay olabilir. Ama kedimize verebileceğimiz şey, sadece yemek değil; bir umut, bir sıcaklık, bir anlayış. Kedim, o sabah sabırlıydı. Ben de onun bu sabrına karşılık olarak ona ne verebileceğimi düşündüm. Sonuçta ona verebildiğim en iyi şey, onun güvenini kazandığım, ona sadece yemek değil, zaman ayırarak verdiğim değerdi.
Bütün bunlar düşündüğümde, belki de bazen her şeyin tam olması gerekmiyor. Birlikte geçirdiğimiz o birkaç an, o sabah, bambaşka bir anlam taşıdı. Kedim Sarman, o tavuk parçalarını yedikten sonra, mutfakta biraz daha dolaştı, ardından kucaklaşmak için geldi. O an bir insanın verebileceği en değerli şeyin, sadece küçük bir hayal kırıklığından sonra gelen çözüm olduğunu düşündüm.