How much do the chasers get paid? İşte merak edilen soru
İzmir’in kavurucu yaz öğleden sonralarından birinde arkadaşlarla oturmuşuz. Çaylarımızı yudumluyoruz, bir yandan da kimin daha komik olduğunu tartışıyoruz. Tartışma derinleşiyor tabii, çünkü ben sürekli kendi kendime “ya bu espri tutmazsa?” diye düşünen tarafım. Tam o sırada biri fırlatıyor: “Ya abi, how much do the chasers get paid?”
Gözlerimden hafif bir kıvılcım geçti. İçimden dedim ki: “İşte geldik asıl meseleye. Hayatın anlamı mı? Yoksa çikolatadan bile tatlı olan soru: Chaser’lar ne kadar kazanıyor?”
Çalışırken aklıma gelen garip sahneler
Geçen gün markette kasada beklerken kendimi tamamen düşüncelere kaptırmıştım. Kasiyer bir yandan hızlı hızlı barkod okuyor, ben bir yandan kafamda hesap yapıyorum: “Eğer chaser’lar bu kadar kazanıyorsa, ben niye hâlâ simit almak için köşe başında 2 lira bulup heyecanlanıyorum?”
Yanımdaki çocuk bana baktı, gülümsedi ve “abi neye bakıyorsun öyle?” dedi.
“Hayatın derin anlamına… ve chaser’ların maaşına,” dedim ciddi ciddi.
Çocuk gülmekten zor tuttu kendini, ben ise düşündüm: “Beni kimse anlamıyor.” Ama fark ettim ki, bazen düşünmek de komik olabiliyor, özellikle kendi kendine dalga geçtiğinde.
Chaser’lar ve gizli kahkahaları
Düşünsene, ekran başında karşında biri sürekli seni yendiğinde ama bunu gülerek yapıyor. İşte onlar chaser’lar. Ve çoğu insanın aklındaki tek soru: “How much do the chasers get paid?”
Ben kendi kendime şöyle bir senaryo kurdum:
Chaser 1: “Bugün yine harika oynadık, ödülümüz ne acaba?”
Chaser 2: “Para değil, alkış önemli. Ama para da güzel tabii.”
Evet, biraz kendimle dalga geçiyorum ama mesele şu: Chaser olmak sadece zekâ işi değil, aynı zamanda insan psikolojisini anlamak ve hızlı tepki verebilmek. İşin içinde mizah da var. İnsanlar gülüyor, eğleniyor, sen de kazanıyorsun. Ama ne kadar kazanıyor? İşte o soru hep havada kalıyor.
Arkadaş ortamında “maaş sohbetleri”
İzmir’in sahil kenarında oturuyoruz, serin bir akşamüstü. Arkadaşlar yine merakla soruyor: “Abi, gerçek maaşları öğrenebilir miyiz?”
Ben cevap veriyorum, tabii ki espriyle karışık:
“Arkadaşlar, chaser’lar yıldız gibi. Çok paraları var mı? Belki. Ama önemli olan… strateji, hızlı düşünme ve biraz da şans. Eğer şansın yoksa, maaş yerine sadece tatlı gülüşler kazanırsın.”
Hepimiz kahkaha atıyoruz. Ama içimde bir taraf hâlâ düşünüyor: “Ya gerçekten ne kadar alıyorlar? Ben bu kadar düşünürken, onlar sadece yarışıyor ve kazanıyor.”
Kendi kendine hesap yapmak
Evde yalnızken kendime bir oyun kuruyorum: Hayali chaser oluyorum ve soruyorum: “How much do the chasers get paid?”
Sonra kendi kendime cevap veriyorum: “Yeter ki insanları güldürebileyim, geri kalan para detaydır.” Ama tabii gerçek hayatta bu işler öyle değil. İnsan para da düşünür, faturalar da bekler.
Ama işin güzelliği şu: Chaser’ların kazandığı para sadece rakam değil. Aynı zamanda insanların eğlendiği anların, şaşırdığı anların ve kendi sınırlarını zorladıkları anların birleşimi. Ve bazen en büyük kazanç, “Bunu başardım!” demek.
Gündelik hayatta chaser gibi olmak
Düşünsene, arkadaş grubunda sen hep plan yapıyorsun, espriler yapıyorsun, bazen ciddi bazen deli gibi düşünüyorsun. İşte o anlarda sen de bir nevi chaser oluyorsun. Kimse sana para vermiyor belki, ama kazandığın şey farklı: saygı, kahkaha ve bazen de hafif şaşkın bakışlar.
Arkadaş: “Abi bunu nasıl akıl ettin?”
Ben: “Sır mı, yoksa chaser refleksi mi?”
Ve işin komik tarafı, bazen kendime bakıp diyorum ki: “Ya, bu kadar düşünmek yerine biraz rahat ol.” Ama sonra hemen kendime diyorum: “Hayır, düşünmek de eğlenceli, ayrıca belki bir gün bir chaser olursun, maaşı ne kadar bilmiyorum ama tatlı bir yarış heyecanı garanti.”
Sonuç: How much do the chasers get paid?
İşte mesele bu kadar basit ve bir o kadar karmaşık. Chaser’lar para kazanıyor, ama kazanmak sadece rakamlarla ölçülmüyor. Onlar hızlı, zeki, esprili ve biraz da sinir bozucu olabiliyorlar. Biz ise izlerken hem eğleniyoruz hem de kendi hayatımızdaki küçük yarışları hatırlıyoruz.
Belki sen de merak ediyorsun: “Peki ya ben?”
Cevap: Hayat bir chaser yarışı ve bazen para, bazen kahkaha, bazen ise sadece kendini aşmak ödül oluyor. Ama gerçek şu ki, nasıl olsa bir gün öğreniriz: How much do the chasers get paid? Ve belki o gün geldiğinde, biz de kendi küçük yarışımızı kazanmış oluruz.
—
İstersen, bir sonraki yazıda İzmir’in sahil kafelerinde geçen chaser’lı bir günümü de anlatabilirim. Ama şimdilik bu, kafanda hem gülüp hem düşünmen için yeterli bir yazı oldu.