Bal Arısı Kaç Derece Soğuğa Dayanır? (Bir Kış Günü Hikâyesi)
Kayseri’nin soğuk kış akşamları, içimi sıkan, boğucu bir hissiyat bırakıyor. Ama bugün, içimde başka bir şey var. Hem sıcak hem soğuk… Sanki benden başka kimse bu kadar kararsız olamazmış gibi hissediyorum. Ne soğuk, ne sıcak; tam ortasında. Bir yazıyı yazmaya başlamak gibi… Hangi adımla, hangi kelimeyle başlamak gerektiğini bilmemek gibi.
İçimden bir ses diyor ki, “Ona yaz. Yaz, çünkü sadece yazmak seni rahatlatacak.” Ne yazacağımı bilemediğimde bazen içimden bir ses gelir. Bugün de o ses beni alıp bir başka yere, çok farklı bir dünyaya götürdü.
Bir Arı, Bir Kış, Bir Umut
Birkaç hafta önce, bir sabah Kayseri’nin o tipik soğuk rüzgarları her yere sinmişti. Hava -5 dereceyi gösteriyordu. Buzdan bir örtü şehri sarmış, her şey beyaz, her şey donmuştu. Evimin penceresinden dışarıya bakarken bir şey fark ettim. Balkonumda duran minik arı kovanı, o soğukta, benim de hissettiğim o derin yalnızlık gibi görünüyordu.
İçimden, “Bal arısı kaç derece soğuğa dayanır ki?” diye geçirdim. Gerçekten dayanabilirler miydi? Kafamda bu soru dönüp duruyordu, bir şekilde içimi sıkıştırıyor, bu soğuk günde, yalnızlıkla boğuşan bir arı gibi hissetmeme neden oluyordu.
Bir arı, o kovanın içinde, beni izler gibi duruyordu. Kovanı her ne kadar dikkatle izlesem de, ondan herhangi bir ses duymak, ya da içinden bir hareket görmek imkansızdı. Arıların soğuğa karşı dayanıklılığını düşündüm; -10, -15 dereceye kadar sağ kalabilirlerdi, ama bu soğukta ne olurdu? Karlar, rüzgarlar… Sonunda soğuğa karşı mücadele edebilmek için arıların tek bir şansı vardı: Kovanın içinde, diğer arıları sarıp sarmalamak, vücut sıcaklıklarını birleştirerek birbirlerine tutunmak. O zaman belki hayatta kalırlardı.
Hayal Kırıklığı
O an, kovanı terk edip içeri girmem gerektiğini fark ettim. Ama içim sıkışıyordu. O kadar gerçekti ki, arıların soğuğa karşı verdiği savaş, aynı savaşın benzerini belki de ben de veriyordum. Her gün, içimde donmuş bir dünya var. Ve bu dünya, kovan gibi, bazen beni umutsuzluğa itiyor. Şu an yazarken bile, yazının o duygusal boşluğuna düşmekten korkuyorum.
Kayseri’nin donmuş sokaklarında yürürken, bazen kendimi oraya ait hissetmiyorum. Hangi duyguyla hareket ettiğimi, hangi düşüncelerle ilerlediğimi çözmek zor oluyor. Ne de olsa bir arı bile kovanının sıcaklığında hayatta kalabiliyorsa, belki ben de yaşadığım bu yalnızlığı bir arada tutarak devam edebilirim diye düşündüm. Ama her şey o kadar karışıktı ki, içimdeki her şey birbirine girmişti.
Umut
Bir hafta sonra, kışın soğuk rüzgarları biraz yumuşamıştı. O sabah, balkonumdaki kovanı kontrol etmeye karar verdim. Kapısını açarken, içinde bir hareket gördüm. İlk başta şüpheyle yaklaştım. Fakat ardından, kovanın içinde birkaç arının birbirine sarıldığını ve yuvarlak bir şekilde titrediğini fark ettim. Her biri, diğerini sıcak tutmaya çalışıyordu. O anda içimi bir umut kapladı.
Arılar birbirlerine sıkıca tutunarak hayatta kalıyorlardı. Soğuk, kar, don… Hiçbiri bu küçük yaratıkları durduramıyordu. Kafamda yanıt bulduğum o soruyu, o kadar derinlemesine düşündüm ki, birden bir anlam kazandı: Arılar da soğuğa dayanabilir, yeter ki birbirlerine destek olsunlar.
Sonuç: Soğuğa Karşı Savaş
O kış sabahı, içimde bir değişim başladı. Biraz da olsa arıların cesaretinden ilham alarak, soğukla başa çıkabileceğimi fark ettim. Kendi içsel savaşlarımda da bana en büyük desteği, yakınlarımın varlığından alıyordum. Kendimi yalnız hissettiğimde, onlarla sıcak bir sohbet yaparak, dertleşerek yeniden hayata tutunabiliyordum. Soğuk, donmuş duygularımı biraz olsun kırabiliyordum.
Buna “bal arısı dayanıklılığı” desek, ne dersiniz? Belki de hayat, arıların soğuk kışın içinde birbirlerine sundukları sıcaklıktan ibarettir.
O gün, Kayseri’nin donmuş sokaklarında yürürken, bal arılarının hayatta kalma mücadelesinden, onlara duyduğum hayranlıktan bir ders aldım: Bazen soğukla mücadele etmek, sadece bir başkasıyla sımsıkı sarılmaktan ibaret.
Bal arısı kaç derece soğuğa dayanır? Belki hiçbir zaman tam olarak öğrenemeyeceğim, ama şunu biliyorum: Birlikte dayanabilen arılar, dünyanın en güçlü varlıklarıdır.